İzmir'in duayen
işadamlarından Ergün Özakat:
"Türkiye'nin
gelecekteki en büyük problemi enerji olacak"
Çeşme-Alaçatı'daki
Atatürk İlköğretim Okulu'nun elektrik enerjisi ihtiyacı, gece ucuz olan ama
kullanılmayan enerji ve kurulan 100 watt'lık bir rüzgar santralının ürettiği
enerjinin bir bataryaya depolanması ile karşılanıyor. İzmir'in duayen
işadamlarından Ergün Özakat öncülüğünde kurulan sistem sayesinde Atatürk
İlköğretim Okulu, enerjiye para harcamıyor.
Türkiye'nin
gelecekteki en büyük sorununun enerji olacağını belirten Özakat, gece ucuz
olmasına rağmen kullanılmayan elektriğin depolanarak gündüz kullanılması
konusunda halkın bilgilendirilmesi gerektiğini söyledi. Özakat,rüzgar, güneş ve
jeotermal gibi doğal kaynakların da elektrik üretiminde kullanılmasını
sağlayacak düzenlemelerin acilen yapılması gerektiğini vurguladı.
İZMİR-İzmir'in
duayen işadamlarından Ergün Özakat, 12 yıl önce iş hayatından çekilerek
yerleştiği Çeşme-Alaçatı'da Türkiye'nin en büyük problemi olarak gördüğü enerji
sorununun çözümüne yönelik projeler geliştiriyor. Alaçatı'daki Atatürk
İlköğretim Okulu'nun elektrik enerjisi ihtiyacının karşılanması konusunda
Alaçatı Kaymakamlığı ile işbirliği içinde bir proje geliştiren Özakat, halkın
enerji tasarrufu konusunda bilgilendirilmesi gerektiğini söyledi. Atatürk
İlköğretim Okulu'nun elektrik enerjisi ihtiyacını gece ucuz olan elektrik
enerjisinin ve kurulan küçük bir rüzgar santralından elde edilen enerjinin
bataryaya depolanmasıyla karşılandığını anlatan Özakat, bu sistemin halka da anlatılması
gerektiğini ifade etti.
Özakat DÜNYA'nın
sorularını yanıtladı:
--Enerji
sektörüne olan ilginiz nasıl başladı?
--1960'lı
yıllarda Çeşme'de bir ev yaptık ama bulunduğumuz yerde elektrik yoktu. Bu
nedenle küçük bir rüzgar türbini kurduk ve bu türbinden elde ettiğimiz enerjiyi
bataryalara yükleyerek yıllarca enerji ihtiyacımızı bu şekilde karşıladık.
Rüzgar enerjisiyle dolayısıyla da enerji sektörüyle tanışmam böyle oldu. Daha
sonra benimde girişimlerimle 1998'de Türkiye'nin ilk rüzgar türbinleri Yap-İşlet-Devret
(YİD) modeli ile Çeşme'de kuruldu. YİD modeli ile kurulan ilk ve tek rüzgar
santralı olan türbinler şu anda çok iyi çalışıyor ve elektrik üretiyor. Ancak
sektörün önü açılamadığı için yeni santrallar maalesef kurulamadı.
--Türkiye'de
rüzgar santrallarının gelişme göstermesi için neler yapılması gerekiyor?
--Meseleye sadece
rüzgar enerjisi yönünden bakmamak lazım. Çünkü önlem alınmazsa Türkiye'nin
gelecekteki en büyük sorunu enerji olacak. Ege Teknoloji ve Başarı Vakfı olarak
2023 yılına kadar Türkiye'nin ihtiyacı olacak elektrik enerjisi konusunda bir
araştırma yaptık. Bunun için iyimser ve kötümser insanlarla görüştük. Bu
araştırmanın sonucunda Türkiye'nin 2023 yılında enerji sıkıntısı yaşamaması
için bugünden başlayarak yılda 4-5 milyar dolar enerji yatırımı yapması
gerektiği ortaya çıktı. Yani önümüzdeki 20 yılda yaklaşık 100 milyar dolarlık
enerji yatırımı yapmak gerekiyor.
--Bu kadar
yatırım yapmak dışında bunun başka bir yolu yok mu?
--Yatırım yapmak
kaçınılmaz ancak yatırımın miktarı alınacak önlemlerle azaltılabilir. Birincisi
enerji konusunda yapılan bütün yatırımların doğal gaz gibi dışa bağımlı
enerjilere yapılması durumunda Türkiye enerjiye harcadığı para yüzünden hep zor
durumda kalacak. Ama jeotermal, güneş, rüzgar gibi hammadde parası ödemediğimiz
enerji kaynaklarını hayata geçirebilirsek, önümüzdeki 20 yıl enerjiye daha az
para harcayabiliriz. İkincisi ise, bütün dünyada uygulanan ve son yıllarda
ülkemizde de yürürlüğe giren tarifeli enerji sistemidir. Bu sistemde konutlar
elektrik enerjisini, KDV dahil sabah saat 6 ile öğleden sonra saat 5'e kadar
150 bin liraya, öğleden sonra saat 5 ile akşam saat 10 arası 250 bin liraya,
gece saat 10'dan sabah saat 6'ya kadar ise 75 bin liraya kullanıyor. Ama
Türkiye'de en fazla enerji tüketimi öğleden sonra saat 5 ile gece 10 arasında
oluyor, yani enerjinin en pahalı olduğu saatlerde. Avrupa'da enerjinin ucuz
olduğu ama kullanılmadığı saatlerdeki enerji bataryalar aracılığıyla
depolanarak en çok kullanıldığı ve pahalı olduğu saatlerde kullanılıyor.
Böylece hem vatandaşın kendisi tasarruf etmiş oluyor hem de ülke. Türkiye'de de
bu sistemin yaygınlaştırılması gerekiyor.
.....
--Siz Atatürk
İlköğretim Okulu'nda bunun küçük bir örneği mi yaptınız?
--Evet. Okula
kurduğumuz batarya ile gece ucuz olan elektriği depoluyoruz. Buna ek olarak bir
de 100 wattlık bir rüzgar türbini yaptık. 100 watt çok küçük bir türbin ama
önemli olan sistemin anlatılması. Şu anda bu okulun enerji ihtiyacı gece ucuz
olan elektrik ile rüzgar enerjisinin depolanması ile karşılanıyor.
--Pek sizce
Türkiye'de rüzgar santrallarının önü neden bir türlü açılamıyor?
--Rüzgar
konusunda çok iyi niyetler var ama 'iyinin düşmanı en iyidir' prensibinden
hareket edilmiyor. Yani işin başında en iyiyi yapmaya çalışırsanız hiçbir şey
yapamazsınız ki şu anda Türkiye'de olan da bu. Oysa birşeyi geliştirmek için
önce ona bir yerinden başlamak gerekiyor. Mercedes bir günde Mercedes olmadı.
Bizim hükümetimiz ise tek atışta 12'den vurmak istiyor. Bu yüzden de bir adım
ileri gidilemiyor. Şu bir gerçek ki 'iyinin düşmanı en iyidir'. Siz en iyiyi
yapmaya çalıştığınız sürece iyiyi bile yapamazsınız. Şu anda hükümet elinde bir
dürbün çok uzaklara bakıyor. Bu nedenle de önündeki çukurları görmüyor ve
sürekli bu çukurlara düşüyor ve ilerleyemiyor. Türkiye'nin rüzgar enerjisi
konusunda yaşadığı trajedi bundan ibaret.
--Sizce çözüm
nedir?
--Çözüm aslında
çok basit. Geçtiğimiz yıl Alman hükümeti, 'rüzgardan üretilen bütün elektrik
enerjisini halka sattığım enerji fiyatının yüzde 90'ından alırım' şeklinde bir
açıklama yaptı ve bu işi bitirdi. Türkiye'de de aynı şey yapılmalıdır. Çünkü şu
anda Türkiye'de eve, otele veya herhangi bir yere
bin-1500 KW'a
kadar rüzgar santralı kurarak enerji üretmek serbest. Ama üreteceğiniz
enerjinin fazlasını hükümet çeşitli fiyat tartışmaları nedeniyle 'almam' diyor.
Bu durumda kimse en az 1-1.5 milyon dolarlık yatırım yaparak rüzgar santralı
kurmaya yanaşmıyor. Çünkü kendisinin tüketeceği enerjinin miktarı belli. Bunun
dışında üretilen enerjiyi ise hükümet almam diyor.
--Sizinde
evinizde bir rüzgar santralı var, fazla enerjiyi ne yapıyorsunuz?
--Ben fazla
enerji ile su ısıtıyorum. Fazla suyu ne yapıyorsunuz derseniz 'hiç'. Enerjiyi
boşa harcamamış olmak için su ısıtıyorum ama onun da kullanabileceğim kadarını
kullanıyorum. Bunlar kötü şeyler. Çünkü boşa giden ülkenin rüzgarı, enerjisi,
kaynağı. Ama yetkililer en iyiyi yapmaya çalıştığı için ben fazla enerjiyi su
ısıtmakta kullanıyorum.
--Sizce hükümet
ne yapmalıdır?
--Bence Başbakan
Recep Tayyip Erdoğan hemen bugün bütün kesimleri toplayarak bu soruna bir nokta
koymalıdır. Yani tıpkı Almanya'da olduğu gibi halka sattığım enerji fiyatının
yüzde 90'ından üretilen enerjiyi geri alırım diyerek bu işi bir çözüme
kavuşturmalıdır.
İZMİR(DÜNYA)
10.6.2003 NY (ÖZEL)
| Start Page News Projects Links About Feedback |