Calisanlarin
kazandigi bir dunya mevcut !
Internet
tartisma gruplarinin birinde Avrupa'nin pek cok alanda one gecmis
olmasini
hirsizliga
ve somuruye dayandiran bir iddia ortaya atilmisti.
Aydin
Turk insaninin bile boyle bir kaniya varmasi icin yeterli paradigmalari mevcut.
Bu
ulkelerin sosyo-ekonomik gelisimlerini ayrinti ile bilmemek
sonucu
bu
iddia, cok kolay ulasilabilecek ama ayni kolaylikla curutulebilecek bir iddia
olmaktadir.
Turkiye'de
yasanan olumsuzluklar ve kotu kosullarin, isim vermek gerekirse;
hirsizlik,
dolandiricilik, hortumlama, uyaniklik ve kisa yoldan zengin olma vb
gibi,
dunyanin
her yaninda gecerli, yaygin ve yasamsal problemler oldugu
dusuncesi
insanimizi
esir almis gorunuyor.
Bir
basari ve zenginlesme performansi varsa mutlaka bir "hirsizlik" veya
"kestirme"
bulunarak
yapilmis olacagi mantigi gittikce yayginlasmakta.
Turk
insaninin, ulkesinde yaygin olarak gordugu calisip-cabalamadan kose donmek,
kestirmeden
gidip yukselmek ve benzeri olumsuzluklari, her ulkede
yasanan
evrensel
problemler olarak gormesi sorunlari daha da buyutuyor.
Benim
bu yazida tartismak istedigim iki konu var.
Birincisi,
Turkiye'de yasanan olumsuzluklarin, dunyada yaygin olarak
yasanmadigini,
sadece
hukuk ve demokrasinin yeterince gelismedigi ulkelerle sinirli
oldugu.
Ikincisi
ise Avrupa'nin bugunku seviyesine gelmesinde gecmiste
yaptigi
kotuluklerin
faydasi veya etkisinin en az oldugudur.
Avrupa'nin
bugunku basarisini, gecmisindeki emperyalist egilimlerine
baglamak
son
derece kolay bir cikarimdir. Bir miktar tarih bilgisi olan herkes
icin:
Belli
bir cag var; Avrupalilar dunyayi kasip kavuruyor, calip cirpiyor,
somurgelestiriyor.
Sonra
bir devre var ilgimizi cekmiyor, cunku bizim Kurtulus savasimiza
yogunlasiyoruz.
Sonra
birden zengin, gelismis ve ilerlemis bir Avrupa Birligi karsimiza
cikiyor.
Eh,
olsa olsa caldiklari cirptiklari ile bir yerlere gelmislerdir cikarimini yapmak
kolay.
Emin
olun; bu cikarimi 7'den-70'e herkes yapabilir. Zor ve akademik birsey
degil.
Cunku
arada o olup biten kisa ama cok onemli birkac tarihi ve sosyal
noktayi
goz ardi etmek oldukca kolay.
Turkiye'deki
carpik duzeni birkac sayfa yazarak degistiremem fakat
"hirsizlik
ve basari" arasinda iliski kuran mantigi yikmaya calisacagim.
Ilk
ustunde durmak istedigim konu, hic birseyin ak veya kara
kadar
kesin
olmadigidir. Hic kimse Turkiye tam kotu, Falanca ulke en iyidir diyemez.
Her
ulkenin arti ve eksileri vardir. Iyiler, kotuler orani
vardir.
Dogrularin,
yanlislara orani vardir. Caliskanlar, tembeller orani vardir.
Ulkelerin
gelismislik ve refah farklarini da bu oranlar yaratir.
Her
ulkede Iyi/kotu oranlari degisiktir. Turkiye'de diyelim toplumun
%25'i
durust
ve caliskan ise, bu yetmeyebiliyor.
XY ulkesinde toplumun
%75'i
durust ve caliskan oldugunda ise cok seyler farklilasiyor.
Asagida
orneklerle anlatacagim.
Hepimizin,
ozellikle calisarak gecimini saglayan herkesin
kabul
edebilecegi bir anlatim vardir:
Turkiye'de
artik durustluk ve caliskanlikla bir yere gelemezsiniz.
Sahsen
ben gelemedim, gelen de gormedim.
Kendi
hikayemi anlatacagim, o da asagida.
Dunya'da
durust ve caliskanlarin kazandigi sistemler de var.
Ozellikle
demokrasi ve hukugun gelismis oldugu ulkelerde.
Eger
ulke yapisi ve sistemleri, durustluk ve caliskanligi
destekliyorsa
"hukuk"
ve "demokrasi" tam anlami ile isler durumda ise
halkin
cogunlugu da durust ve caliskan olmak zorunda kaliyor
cunku
baska cikar yol birakilmiyor.
Boyle
sistemlerde cok calisan, cok bilen, cok kazandiran
ve cok
sorumluluk alanlar yukselir, ve daha cok kazanabilir.
Uyaniklar
yok mudur? Tabi ki vardir.
Ama
dedigim gibi toplum icinde oranlari kisitlidir!
Bunlarin,
toplumu yolsuzluga ve kaosa goturmeye gucleri yetmez.
Hukuk
ve demokrasinin islemedigi, katledildigi sistemlerle,
halkin
kandirilarak, zorbalikla yonetildigi ulkelerde
ise bu
oranlar tam tersine doner.
Cogunluk,
butunu kaosa ve yolsuzluga iter.
Turkiye'deki
calisma hayatimda;
yoneticiler,
bana deger veriyormus gibi gorunur
fakat
beni somurmenin binbir yolunu gerceklestirirlerdi.
Vatanimda
alin teri ile calisan herkesin durumu da aynidir.
Bilgi
ve caliskanlikla; ne bir yere yukselebildim,
ne
insan gibi bir yasama kavustum, ne tatilim oldu
ne de
hak ve ozgurluklerim.
29 yasima kadar, ne halkimin mutlulugunu
gordum ne kendimin.
Uyanik
olma, dolap cevirme, katakulli yeteneklerinden yoksundum.
Ama
bilgi ve becerilerim vardi.
Cok
onemli projelerde gorev aldim, ornegin
hava
kuvvetlerimizi ABD'ye 36 milyon dolar fazla odemekten
kurtaran
dev capli yazilimlar gelistirdik.
Tr'deki
en son isimde bir universitede calisiyordum, gunde 12-13 saat
mesai.
Cunku
sistem programcisina uc kurus verebildikleri
icin
geceleri de kurs vererek, bes kurusla gecinmeye calisiyordum.
Ayrica
gunduzleri isi-gucu olan hocalar beni ders vermeye gonderiyorlardi
(hic
bir akademik unvanim olmadigi halde)
cunku
asistanlari benim kadar bilemezdi.
Butun
olanaklari zorlayarak ve uzun cabalar sonucu beni hor
kullanan
ve
basima hep uc-kagitcilari getiren ulkemden isteyerek
ayrildim.
Avrupa'ya
ayagimi attigim gun farklar beni bir bir soke etmeye
basladi.
Bir
kere, hicbirsey memlekette "anlatildigi, kotulendigi, empoze edildigi" gibi
degildi.
Onume
cikan herkes beni onemsedi, deger verdi, is birligi yapti.
Isimlerin
ardina "bey-hanim" eklememeyi, herkesi esit gormeyi,
isini
yapan herkesi onemsemeyi zor da olsa ogrendim.
Calisanlarin
haklarini, adalet sistemlerini gordukce agzim acik kaldi.
Calismayan
veya dolap cevirenlerin nasil cezalandirildigini
gordukce
gozlerim acildi, icimin yaglari eridi!
Insanlarin
nasil motive edildikleri, nasil calistiklari, nasil uretken
olduklari,
nasil
verimli olduklari arastira arastira bitirilemez konular.
Ayni
ben, ayni bilgi ve ayni caliskanlika, yukselebildim,
insanca
yasama kavustum, tatile de, haklara da kavustum.
En
onemlisi, "uzaylilar" arasinda kendime bir yer edindim.
Insan
yerine kondum. Elimden tutuldu, destek verildi.
Sadece
calisma ve bilgi karsiliginda!
Ayni
zamanda da kendi ulkemde calisan, bilen ve durust
arkadaslarimin
nasil dibe itildigini izledim, uzuldum.
Avrupa'da,
etrafimda herkesin calistigini,
disiplin
ve UYUM icinde dogru islerle ugrastigini gormek,
ve
etrafimdakilerin (idareciler dahil)
benden
cok daha zengin veya cok daha fakir olmadiklarini
ve
calistiklari/sorumluluk aldiklari oranda kazandiklarini
gormek
aklimi
ters yuz etmeye ve dusunce tarzimi degistirmeye yetti.
Tabiki
her yerde, bazi uyanik tipler, cikar pesinde olanlar,
dolap
cevirerek avantaj elde edenler de var.
Fakat
toplum genelindeki durust/hilekar orani buyuk farklar
yaratiyor.
Toplumun
buyuk cogunlugu durust ve caliskan olunca da
hersey
daha tikirinda gidiyor. O cogunluk icinden
cikan
yonetici ve idareciler de farkli oluyor.
Toplumu
"dogru sistemler" duzeltip yonlendiriyor ve basariya
goturuyor.
Turkiye
ise bu "dogru sistemi" coktan kaybetmis veya hic
yakalayamamis.
Ikinci
konum;
Gelismis
ulkelerin hirsizlik ve uckagit ile bir yerlere geldigi kanisi.
Bugun,
Avrupa'da "gelismis" ulke olup da
calismadan,
bilim, teknoloji gelistirmeden ve
topluma
yaygin refah ve sosyal duzen olusturmadan
bir
yerlere ulasmis ulke gosteremezsiniz.
Iskandinav
ulkeleri basta olmak uzere,
Avrupa
birliginin en guclu 3 ulkesi
Almanya,
Fransa, Ingiltere, insanlarin en cok
calistigi,
en cok bilim ve teknoloji urettikleri,
en iyi
sanayi urunlerini ureten ve en cok dis ticareti olan
ulkelerdir.
Bunlarin
zenginligi oncelikle IHRACATTAN gelmektedir.
Baska
birseyden, hele sanildigi gibi somurgelerden degil.
En
basitinden; Almanya neden zengin?
Cunku
yillik (1 yilda) ihracati 608 MILYAR DOLAR.
Kime
satiyorlar?
Hani su
yan gelip yattiklari yerde,
bir
yandan zengin ulkelere camur atip, kotuleyen,
diger
yandan da Alman BMW'si, Amerikan bilgisayari, Ingiliz
anahtari!
ve sair
satin almak suretiyle borc bataginda yuzen ulkelere.
Okumus
ve aydinlarimiza bile BU HIYARLAR NASIL ZENGIN OLUYOR?
CALIP
CIRPMADAN OLMAZ KI ! dedirten
(%60'i
enayi oldugu soylenen) milletlere
SANAYI-BILIM-TEKNOLOJI satarak ZENGIN
oluyorlar.
Bilgi-teknoloji
satarak yilda 608 milyar kazanabilen bir ulkenin
hile-somuru
vb yapmasina gerek kalir mi ?
10
milyon nufuslu Belcika var.
Kasik
kadar ulke, istanbul'dan az bir nufus.
Yillik
ihracati 162 MILYAR DOLAR.
Rica
etsek belki bizim dis borcu 2 yildan kisa surede
odeyebilirler!
SANAYI
ve TEKNOLOJI satiyor, isteyen, parasini veren herkese.
Belcika
nufusunun 1 milyonu yabancilardan olusuyor.
Terlik-pabuc
degil, sanayi, kimya ve teknoloji satiyorlar.
Belki,
Belcika'lilarin tarlalarda yan gelip yattiklarini,
Kongo'dan
getirdikleri altinlari bozdurup yediklerini,
cebinizden
para caldiklarini hayal edenler vardir, aldirmayiniz.
Burada,
ben dahil herkes essek gibi calisiyor.
Bu
Avrupa ulkeleri, Birinci ve Ikinci dunya savaslarinda
oylesine
yikilmis
ve fakirlesmis ki, 2. DS'dan sonra bunlarin ayaklarina
giyecek
donlari yokmus.
Hep
soyle derim: Yuzyillar once soyup sovana cevirdikleri,
irzina
gectikleri
yerlilerin oyle bir AHI tutmus ki, birbirlerini kesip
bicip
sonunda
ayaklarina giyecek don bile bulamaz hale gelmisler!
Caldiklari
butun hazineler de burunlarindan fitil fitil gelmis
olmali...
Fakirlik,
aclik, kitlik ve yikintilar arasindan da bugune gelmisler.
Turkiye
Cumhuriyeti'de benzer kosullarda kuruldu,
ilk 10
yilinda bu saydigim ulkelerden cok daha iyi bir konuma bile gelmisti!
Ilk 10
yildaki idare ve irade yasayabilseydi,
bugun
Avrupa'nin cok ilerisinde olacaktik.
Caliskan
ve durust bir halka sahip olacaktik.
Zengin
ulkelere bakip burnumuzu kivirmayacak, komplekse
girmeyecektik...
Bir de
hic bir somurge isine girmemis Avrupa ulkeleri var,
ustelik
Avrupa birligine girmeye bile tenezzul etmiyorlar ve
muthis
zenginler ! Ornegin Isvicre, ornegin bazi Iskandinav
ulkeleri..
Bu
ulkelere Avrupa'nin somurgeler yolu ile zenginlesmediginin
en
buyuk kaniti.
Bana
soyleyebilirmisiniz, su IRLANDA, kimi somurdu,
nerede
somurgesi vardi? Nerden altin getirdi?
Yuz yil
once acliktan olen koylulerini cukurlara doldurup gomen
ulke.
Bugun
yillik ihracati 86 MILYAR DOLAR. Para icinde yuzuyor.
GSMH 30
bin dolar.
Tek
yaptiklari: sistemlerini degistirmekti.
Yonetimin
halkin eline, yani gercek demokrasiye gecmesiydi!
Demokrasi
ve hukugu islettiniz mi zaten isin yarisi cozuluyor.
Turkiye
hala uyuya dursun. Sandiga gidip oy vermeyi demokrasi
sansin.
Cozumu
hirsizlikta, yolsuzlukta arayanlara iyi bir cevap Irlanda!
Somurgecilikte
en basta giden Ispanya diyorsaniz,
Avrupa
Birliginin, Portekizden sonra en surunen ulkesi konumunda!
Nerde o
caldiklari ?
Altinlar,
gumusler, nerde 1500-1600'lerin zenginligi?
Portekiz
ve Ispanya Dunyanin 2/3'une sahipti bir ara
butun
altinlari kendi ulkelerine getirdiler de ne oldu?
Bu
mudur hirsizligin sonucu?
Hirsizligin,
irz dusmanliginin, katliamin alasini bu Portekiz ve
Ispanyollar
yapmadi mi?
Nerde
getirdikleri zenginlikler bugun ?
Dunya'da
hic kimse caldigi cirptigi ile uzun sure saltanat yasayamaz.
Cunku
bunlar gecici zenginlikler.
Atalarimiz
ne der? Haydan gelen Huya gider!
Kalici
zenginlik, bilim-teknoloji-sanayi'dir.
Haydan
gelenle ilerlenecek olsa, en basta Petrolcu Arap ulkeleri bir yerlere
gelirdi.
Bakiniz
hepsi parali, zengin, limuzinler, gokdelenler, haremler, altin
kunyeler...
Bu
aymaz-enayiler, binlerce varil petrol verip altlarina bir limuzin aliyor,
gunlerini gun ediyor.
Ama
nerede sanayi, bilim ve teknoloji?
Bunlarin
disindaki zenginlik gecicidir.
Bu
sahte zenginlerin hepsi petrol bitince collerdeki eski sefil hayatlarina
donecek.
Petrol
bir yuzyil sonra yok... Tarih icinde 100 yil nedir ki?
Arap
petrol saltanati da 200 yildan cok surmemis olacak.
Ayni
Portekizliler gibi, haydan gelen huya gidecek.
Sadece
caba ve calisma ile elde edilen zenginlik kalicidir!
Yuz yil
sonra hala kim onde gidiyorsa o zaman anlariz
kimin
haydan gelenle, kimin tirnaktan gelenle zenginlestigini.
Avrupalilar
somurge altinlari ile zengin oldular iddiasini daha da curutmek
icin,
Kuzey
Avrupa, iskandinav ulkelerini ele alalim.
Hangisi
somurge ve hirsizlik ile bugune
gelmis?
Hangisinin
somurgesi vardi? Hangisinin altini?
Isvicre?
Hangi somurgeye sahipti? Ya Luxemburg ?
Kimden
calip bugunun dev sanayi-teknoloji ulkesi
oldular?
Nasil?
Hic terlemeden mi saniyorsunuz?
Turkiye'de
calisarak kim zengin olmus gercegine gore;
bunlar
da calip-somurup kisa yoldan zengin olmuslar demeniz cok
kolayl.
Halbuki
bunlardan mal-teknoloji alip her yil milyarlarca dolari
ceplerine
koyan bizleriz ! Calismadan kazanmayi mubah goren,
hic bir
sey uretmeyen, kitap okumayi ayip goren bir millet olarak
calisanlari
zengin ediyoruz.
Hal
boyle olunca da, ONLARI BIZ ZENGIN ETTIK, EDIYORUZ
diyemeyen
vicdanlar HIRSIZLIK YAPTILAR demeyi yegliyor.
Iyi
seneler.
Cem
Turgay
Kunye:
1964
Izmir dogumluyum.
Dokuz
Eylul Univ. Tip fakultesini 5. senesinde terk ettim.
Ege
Univ. Bilgisayar programciligi bolumunu bitirdim.
Turk
Hava Kuvvetleri F-16 ucak fabrikalarinin otomasyon projesinde
calistim.
Ege
Universitesinde sistem programciligi ve egitmenlik yaptim.
1993'te
is basvurum kabul edildi ve Avrupa'ya geldim.
Avrupa
Hava Trafik Strateji ve Yonetim Organizasyonu,
Eurocontrol'un
Almanya
subesinde goreve basladim.
Halen
Eurocontrol Belcika merkezinde sistem programcisi ve
yoneticisiyim.
Turk
vatandasiyim. Bir cocuk babasiyim.
--------------------------------
8<
--------------------------------------------------------------