Türkiyede ve Dünyada Bilimin Organizasyonu ve
Finansmanı
Neden Bilim? Sorular ve sorunlar.
Prof. Dr. Cezmi A.
Akdiş
Türkiyede bilimin organizasyonu ve finansmanındaki handikaplar ve batı toplumlarından farklılıklar ciddi boyutlardadır. Ana sorunlar, ülkede yerleşmiş bilim bilincinin olmayışına bağlı olarak bütçede bilime verilen yer ile birlikte personel kanunu ve maliye kanunundaki farklılıklardır. Buna ek olarak, bilimin organizasyonu ve işleyişinde; bilimsel başarı düzeyi değerlendirilirken; doktora, doktora sonrası ve öğretim üyesi olarak sürdürülen bilimsel yaşamda; bilimsel toplantıların içeriğinde; bilim adamının ödüllendirilmesi ve denetlenmesinde; bilimin şeffaf bir şekilde finansmanında ve orijinal buluşların patentlenmesine giden yolda batı toplumları ile Türkiye arasında nasıl bu kadar büyük farklılıklar ortaya çıkmıştır, anlamak oldukça zordur.
There are serious
obstacles and differences in the organization and financing of science in
Turkey compared to western world. Lacking of an established concept in the
community why science and technology is necessary in the development of the
country has lead to a smaller budget allocated to scientific research. In
addition, employment and financial regulations for research and development
show significant differences to western countries. Furthermore, there are
substantial discrepancies between Turkey and the industrialized world in
evaluation of scientific achievements; efficiency of scientific life during
doctoral, post doctoral and academic periods; the content and input of
scientific meetings; evaluation and promotion of scientists; transparently
financing of science and organization of intellectual property rights.
Günümüzde toplumların zenginliği bilgi ve teknoloji üretimi ile doğru orantılıdır (1, 2). Gelişmiş ülkelerde endüstrileşmenin ve onun getirdigi zenginligin ana kaynağı bilimsel gelişmeler sayesinde yapılan orijinal buluşlar ve onların getirdiği artı değerdir. Ticaret ile %1-30 oranında gelir elde edilirken, başka ülkeler/firmalar tarafından patentlenmiş teknoloji (know-how) transferi ile bu gelir % 1-100 oranına çıkmakta, patentlenmiş orijinal buluşlar ise, yapılan yatırıma oranla %100 ile %10000 arasında, çok yüksek düzeyde bir kar oluşturmaktadır. Bu nedenle orijinal buluşları takip eden endüstrileşme ve onun getirdiği artı değeri sağlamak için uygun koşullar oluşturulması, batı toplumlarının yasama /yönetme sistemlerinin ve ekonomilerinin temelini oluşturmaktadır (3). Batıda herhangi bir orijinal bilimsel buluşun patentlenmesi, ürüne dönüşmesi, toplum yararına kullanılması, dünya pazarına açılması ve yapılan yatırımın birkaç kez fazlasıyla gelire dönüşmesi çok organize bir şekilde, süratle gerçekleşmektedir. Türkiyede bilim ve teknoloji ağırlıklı kalkınma modelleri ciddiye alınmış ve 1961 de Devlet Planlama Teşkilatı, 1963 de Türkiye Bilimsel ve Teknik Araştırma Kurumu (Tübitak), 1993 de Türkiye Bilimler Akademisi (TÜBA) kurulmuştur. Bu çabalara rağmen diğer uluslar ile karşılaştırıldığında Türkiyenin bilim verileri oldukça geri bir durumdadır (1, 2)(Tablo 1). Bunun nedeni Türkiyede bilimin organizasyonu ve finansmanındaki aşağıda bahsedilen sorunların ve batı toplumlarından farklılıkların oldukça çok sayıda olmasıdır.
ANA
SORUNLAR
1. BİLİM BİLİNCİ: Türkiyede gerçek anlamda ülkenin gönencine katkıda bulunacak düzeyde bilim ve teknoloji üretiminin olmaması, halk, siyaset ve medya tarafından bir sorun olarak görülmemektedir. Özellikle son yüzyılda batı toplumlarının zenginliğinin ana kaynağının orijinal bilimsel buluşlar olduğu, Türkiyede tam anlamıyla bilinmemektedir. Coğrafi keşiflerin, sanayi devriminin, askeri ya da kültürel emperyalizm diye tanımlanan durumların da temel kaynağının orijinal bilimsel buluşlar oldugunun farkına varılmamıştır. Sürekli olarak bahsedilen, çeşitli üretim alanlarında markalaşma isteği ve çabalarına karşın, Dünyada kabul edilen markaların kökeninin orijinal buluş ve patent olduğunun da farkına varılmamıştır.
Batıda informasyon teknolojisi ve globalizasyonun getirdiği yenilikler ile ekonominin, yaşam sitillerinin ve mesleklerin sürekli değişime uğradığı açık olarak görülmektedir. Yeni bilimsel gelişmelerin bölge ve ülke ekonomisine yapacağı katkının önemi sürekli olarak irdelenmektedir. Toplum, bilimi destekleyen vakıflar ve yasa koyucular bu bilinçtedirler (4). Gelecek jenerasyonun bu biliçle yetişmesi için her alanda yoğun çabalar vardır (3, 5).
2. KISITLI BÜTÇE: Türkiyede bilime ayrılan para ve bilimadamlarının gelirleri kısıtlıdır. Bilim kuruluşları ekonomik sorunlarını çözseler de, aşağıdaki nedenlerle etkin bilimsel üretim sürecine girememektedirler.
3. MALİYE KANUNLARI: Türkiyede bilimin finansmanı ile ilgili maliye kanunlarının Avrupa Topluluğundan belirgin farklılıkları vardır. Bilimsel araştırma amacıyla (Avrupa Topluluğu 6. çerçeve programı, faz 3 klinik çalışmalar vs.) bilim adamı adına Türkiyeye gelen paranın, nereye yatırılacağı, nasıl kullanılacağı, nasıl denetleneceği açık değildir. Türkiyede bilimin üretilmesi için gerekli demirbaş ve sarf malzemesinin ihalesinde ve alım süratindeki sorunlar bilimsel üretim sürecini sürekli olarak kesintiye uğratmaktadır. Batıda bir iki gün içinde alınan deneylerde acil olarak kullanılacak gereçlerin, Türkiyede ısmarlanmasından sonra laboratuvara girmesi aylar sürmektedir.
4. PERSONEL KANUNU: Türkiye ve batı ülkeleri arasında personel kanunu önemli bir fark gösterir. Batıda bilimadamı sözleşmeli personeldir ve yanında çalışacak sözleşmeli bilimadamlarını (öğrencilerini, asistanlarını, teknisyenlerini ve diğer araştırmacıları) seçme özgürlüğüne sahiptir.
5. BİLİMSEL
BAŞARI DÜZEYİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ:
Türkiyede bilimsel başarı düzeyi değerlendirilmemektedir.
Sadece doçent ve profesör olurken yapılan değerlendirme,
profesörlükten sonra emekliliğe kadar yaklaşık 25 yıl
boyunca bir daha yapılmamaktadır.
Doçentlik ve profesörlük ve
daha sonrası için bilimsel başarı değerlendirme kriterleri
Dünyada ki yeni gelişmelere göre gözden geçirilmelidir. Örneğin:
Türkiyede bilimsel yayınlarda yazarların diziliş
sırasında senior author son isim, sondan bir önceki isim gibi
pozisyonların ne anlama geldiğinin bilinmediği görülmektedir.
Bilimadamının bilimsel başarısı batı
toplumlarında yapıldığı gibi aşağıdaki
kriterlere göre objektif olarak her yıl değerlendirilmelidir.
a)
yayınları,
yayınlarının aldığı atıf sayısı
b)
aldığı ödüller
c)
aldığı araştırma
grantları
d)
patentleri
e)
uluslararası davet edildiği
konuşmalar
f)
uluslararası toplantılarda
oturum başkanlığı
g)
uluslararası bilimsel
organizasyonlarda aldığı görevler, kongre vs. organizasyonu
h)
makale ve grantların
degerlendirilmesinde rol alması (peer-review)
i)
editöryel görevleri
6. YÜKSEK TEKNOLOJİ
ENSTİTÜLERİ: Bünyesinde çalışan bilim
adamlarının, üniversitedeki bilim adamlarına göre daha
yoğun bir şekilde bilimle uğraştığı, kendine
özgü bütçesi ve özerk yönetimi olan bu kuruluşlar, batıda çok
başarılı olarak çalışmaktadırlar. Türkiyede de
bulunan bu kuruluşların üst düzey bilim üretmemelerinin nedeni
işleyişlerini direkt olarak etkileyen bu makalede bahsedilen
sorunlardır. Türkiyede hem üniversiteler, hem özel sektör bünyesinde yeni
yüksek teknoloji enstitüleri kurulmalıdır. Bu enstitülerin üniversite
bünyesi dışındakilere doktora eğitimi verme
olanağı gibi akademik yetenekler verilmeli, personel yasası ve
diğer gerekli değişiklikler yapılarak Türkiyeye beyin
göçünü sağlıyacak şekilde dünyaya açılmaları
sağlanmalıdır.
7. BİLİMSEL
YAYINLAR: Türkiyede ne tür yayınların bilimsel yayın
olduğunun tanımlanmasında sorunlar vardır. Dünyanın
herhangi bir yerinden, herhangi bir bilimadamının bilgisayarı
aracılığıyla diledigi anda (10-15 sn içinde) ulaşamayacağı
yayınların (ders kitapları, tezler) bir değeri yoktur.
Biyolojik bilimler alanında, ders kitapları ve doktora tezlerinin bilimsel
değerleri yoktur. Eğer içlerinde bilimsel değeri olan bir bulgu
varsa Science Citational Indexlere giren hakemli dergilerde ayrıca
yayınlanmalıdır. Türkiyede basılıp Science
Cıtational Indexlere giren bilimsel dergi sayısı çok azdır
(6). Bu sayının artırılması, yayınlanan tüm bilim
dergilerinin sitasyonel indexlere (örneğin: Biyolojik bilimler için Index
Medicusa) girme kriterlerini en kısa zamanda yerine getirmeleri
gerekmektedir.
8. DOKTORA ve DOKTORA SONRASI: Batıda doktora öğrencileri bilimsel gelişmelerde çok önemli rol oynamaktadırlar. Türkiyedeki doktora sistemi, öğrencilerin bilimsel olarak verimli olmalarına yönelik bir hedef taşımamaktadır. En basit örnek olarak batıda doktora tezleri öğrencilerin hakemli dergilerde yayınlanmış makalelerinden oluşmakta iken, Türkiyede tezde yer alan çalışmanın yayınlanmamış olması şartı koşulmuştur (7). Öğrenci, doktora tezi için yaptığı araştırmaların hemen başında çok önemli bir buluş yapsa bile, tez süresinin dolmasına kadar buluşunu yayınlamadan beklemek zorundadır. Doktora tezi 12 nüsha basılmaktadır. İçeriği ne olursa olsun bilim dünyası tarafından bu teze ulaşılamamaktadır. Öğrenci ve hocası çok önemli bir buluş yapıp doktora tezinde yayınlasalar bile, bu buluş hakemli dergide yayınlanmadığı için bilim dünyasında dikkate bile alınmamaktadır.
Bilimsel yaşamda doktora sonrası post doctoral iki ya da üç yıllık dönem, batıda bilime direkt olarak en etkin bir biçimde katkıda bulunulan dönemi oluştururken, Türkiyede böyle bir dönem ve onunla ilgili düzenlemeler yoktur.
9. ÖĞRETİM
ÜYELERİ: Batıda üniversite öğretim üyelerinin bilime daha fazla
zaman ayırması sağlanmaktadır. Bunun en önemli nedeni,
öğretim üyesi kadrolarının geniş olmasıdır. Ayrıca,
batıda adjunct profesör sistemi ile özel sektördeki ya da üniversite
dışındaki enstitülerdeki bilim adamlarından eğitimde
yararlanılması mümkün olmaktadır. Bir başka çözüm yolu
olarak ise şu yeni uygulama yapılmaktadır (8). Öğretim
üyelerinin iki senelik planlar ile hangi oranda bilim, eğitim ya da hizmet
yapacaklarını önceden belirlemeleri sayesinde bilime yatkın
öğretim üyelerine, bilime konsantre olmaları için iyi bir olanak
sağlanmaktadır. Öte yandan bilime yatkın olmayan öğretim
üyeleri, eğitim ve hizmet görevini üstlenmekte böylece verimlilik
artmaktadır.
10. ÖDÜLLER: Türkiyede
bilim adamlarına ve kuruluşlarına verilen ödüller yok denecek
kadar azdır. İyi bilim adamının motivasyonunda
aldığı ödüller çok etkin bir rol oynamaktadır. Ödüller
medyanın ilgisinin çekilmesi sayesinde toplumun haberdar edilmesini ve
yönlendirilmesini sağlar. Ödüller verilirken kesinlikle adil seçim
yapılmalıdır. Adil seçim sağlayacak çok pratik bir örnek
olarak, bir önceki yıl, en yüksek
etki faktörlü, hakemli dergide yayınlanan makalenin birinci yazarına
en başarılı araştırma ödülü verilebilir.
Üniversiteler, belediyeler ve bilim ile ilgili vakıflar her yıl bilim
adamlarını maddi ve manevi olarak destekleyecek en
başarılı araştırma ödülü vermelidir.
11. DENETLEME: Batıda
bilimin organizasyonunun kuralları, bilimsel yaşamın uzun
soluklu olması ve başarılı sonuçlanan projelerin yeni
projeler kazandıracağı temeline dayanmaktadır. Bu nedenle
bilimsel başarı, bilimin finansmanını sağlayan
kurumlar tarafından etkin olarak denetlenmektedir.
Başarısız bulunan bilim adamı is kaybı, pozisyon
kaybı, araştırma grubunun küçülmesi gibi değişik
derecelerde yaptırımlarla karşılaşmaktadır. Böyle
olması son derece doğaldır.
12. BİLİMSEL
TOPLANTILAR: Türkiyede bilimsel kongrelerin ana amacının ülkenin
bilimsel gelişimine katkıda bulunması gerçeği gözardı
edilmektedir. Kongreler sadece meslek içi eğitim verilen toplantılara
dönüşmüştür. Simpozyum konuşmacıları kendi yeni
bilimsel verilerinden bahsetmek yerine, üniversite üçüncü, dördüncü sınıflarda
anlatılması gereken derlemeleri anlatmaktadır. Sözlü sunumlara
çok kısa zaman ayrılmakta, bilime katkıda bulunacak
tartışma ortamı oluşmamaktadır. Poster sunumları
hemen hemen hiç ilgi görmemektedir.
Son yıllarda çok
sayıda hekim ilaç firmaları tarafından finanse edilerek yurt
dışı kongrelere katılmaktadır. Bilim ile direkt olarak
uğraşan, ilaç firmaları ile reçete ilişkisi olmayan bilim
adamlarının yurt dışı kongrelere katılması
eskiden olduğu gibi hala çok zordur.
13. TEMEL
BİLİMİN FİNANSMANI: Batıda temel bilimsel
araştırmaların finansmanı, devletin ana bütçesi
tarafından etkin bir biçimde garantiye alınmıştır (9).
Güçlü temel bilim araştırmaları olmayan ülkelerde ürüne
dönüşecek bilimsel buluş yapılamayacağı uzun
zamandır bilinmektedir. Ayrıca bilimsel araştırmaları
destekleme amacı ile kurulan vakıflar temel bilimlerin
finansmanında oldukça etkin bir rol oynamaktadırlar.
14. ÖZEL SEKTÖRÜN ROLÜ: Batıda bilimin özel sektör tarafından finansmanı toplam bilim finansmanın %30-70 kadarını oluşturmaktadır (10). Orijinal bilimsel buluşlar yapıldıkdan sonra somut ürünler ortaya konmasında ekonomik sistemin gereği olarak özel sektör rol almaktadır. Bu sayede bilimsel buluşların süratle artı değer olması ve toplumun gönencine katkıda bulunması sağlanmaktadır.
Bilimin özel sektör
tarafından finansmanını sağlamak amacıyla, batıda
sermaye ile bilim adamını bir araya getirme toplantıları
yapılmaktadır. Orijinal buluşu ve patenti olan bilim
adamına asıl işini kaybetmeden (spin-off) firma açma
kolaylıkları sağlanmıştır. Firmaların
sürekli olarak bağımsız bilim kurumlarına proje verme
alışkanlıkları vardır ve bütçelerinde bu amaçla
sürekli olarak para bulunmaktadır. Ayrıca özel sektör firmaları
orijinal buluşları patentleme konusunda ileri derecede yetkindirler.
Batıda bilimsel buluşların ürüne dönüşmesindeki özel sektörün rolu birkaç yüzyıldır başarıyla sürmektedir, çünkü personel kanunu uygundur, maliye ve ihale kanunu uygundur, üniversiteler kanunu uygundur. Şu ana kadar ki uygulama her açıdan iki tarafı da tatmin etmiştir. Kanunlar iletişim teknolojisine, paranın globalizasyonuna, ekonomik gelişmelere ve yeni oluşan gereksinimlere paralel olarak sürekli yenileştirilmektedir.
15. ŞEFFAFLIK:
Batıda bilimin finansmanı şeffaf olarak sürdürülmektedir. Bilimi
finanse eden tüm kuruluşlar kime, hangi proje için, ne kadar para
verdiklerini topluma açıklamaktadırlar. Tüm bilim kurumları
yıllık raporlarında araştırmalarının
nasıl finanse edildiğini açıklamaktadırlar. Tüm bilim
adamları konferansları ve derslerinden önce anlatacakları
bulguların herhangi bir özel sektör firması tarafından finanse
edilip edilmediğini bildirmek zorundadırlar.
16. PATENTLER: Batıda tüm orijinal buluşlar patentlenmektedir (10, 11). Patentlenmeden yayınlanmış buluşların ürün haline geçmesi pratik olarak imkansızdır. Türkiyede patent çok nadir olarak yapılmaktadır. Bilim kuruluşlarının patent için bir bütçesi yoktur (Avrupada patent masrafları yaklaşık 20'000 Euro tutmaktadır). Patent avukatlığı/mahkemeleri bir uzmanlık alanı olarak batıda etkin bir şekilde çalışmaktadır.
Şu anki koşullarda
Türkiyede ülkenin gönecini arttıracak çok önemli bir bilimsel buluş
yapılsa bile yukarıda bahsedilen nedenlerden dolayı,
patentlenemeyecek ve ürün haline dönüşmesinde büyük sorunlar
olacaktır. Ayrıca Türkiyede copyright yasaları etkin değildir.
Hemen her ürünün sahtesi çok kısa zamanda piyasaya çıkmaktadır.
Bu sorun çok acilen çözülmelidir.
Türkiyede bilimin organizasyonu ve finansmanındaki sorunlar kamuya ait sanayi kuruluslarının zarar etmelerine ve birer birer elden çıkmalarına yol açan sorunlara çok benzemektedir. Ülkenin gerçek anlamda çağdaş uygarlık ve refah düzeyine ulaşması, bilim ve teknoloji üretimini arttırmak için gereken düzenlemelerin süratle yapılmasına bağlıdır. Yapılan herhangi bir orijinal bilimsel buluşun patentlenmesi, ürüne dönüşmesi için olan engeller süratle giderilmelidir. Temel bilimsel araştırmaların üniversiteler, Tübitak ve benzeri devlet kuruluşları ve vakıflar tarafından en iyi şekilde desteklenmesinin gerektiği unutulmamalıdır. Özel sektörün araştırma-geliştirme harcamalarını arttırmak için gerekli düzenlemeler yapılmalıdır. Tübitak ve TÜBAnın bütçesi, etkinliği ve şeffaflığı arttırılmalıdır. Bilime destek olan vakıfların sayısı arttırılmalıdır. Bilimin gelişmesine yönelik sivil toplum örgütleri yaygınlaşmalı, bir çok gelişmiş batı ülkesinde bulunan bilim ve teknoloji bakanlığı kurulmalıdır.
Referanslar
1. Science and Technology Indicators for the European Research Area (STA-ERA) http://www. cordis.lu.
2. Devlet istatistik enstitüsü http://www.die.gov.tr/konular/bilimTel.htm
3. Education, research, and technology: promoting investment in Switzerlands excellence. Federal Office for Professional Education and Technology. http://www.bbw.admin.ch/html/ pages/bft/2002/brosch_e.pdf.
4. Davis HT. Minnesota Institute of Technology. From the Dean. http://www.it.umn.edu/about/ dean/message.html.
5. Whitehead S. New biotech propaganda targets children. Peace & Freedom volume: 61 no:4, 2001. http://www.mindfully.org/GE/GE3/Propaganda-Targets-Children-WILPF.htm.
6. ISI Science citational index http://www.isinet.com/isi/index.htlm
7. Doktora yönetmeliği (çeşitli üniversiteler)
8. Gent Universitesi http://allserv.ugent.be
9. Swiss National Science Foundation http://www.snf.ch
10. Broad W.J. Study finds publicly financed science is a pillar of industry. 1997 http://www.-thphys.physiscs.ox.ac.uk/users/AndrewRutenberg/Files/sci-research.html.
11. Science and Technology Indicators for the European Research Area (STA-ERA). European patents per million population. http://www. Cordis.lu/indicators/ind_eupatents. htm.
Tablo 1. Çeşitli ülkelerin bilim ve teknoloji verileri
|
|
ABD |
Japonya |
Avrupa Topl. |
Almanya |
Ingiltere |
Hollanda |
Portekiz |
Yunanistan |
Türkiye |
|
Kişi basına düşen gelir (reel
harcamalara gore, 2002, Amerikan Doları) |
37'600 |
28'000 |
25'000 |
26'600 |
25'300 |
26'900 |
18'000 |
19'000 |
7'000 ?? |
|
Yüksek teknoloji ürünü ihracatı Dünya
toplamının içinde yüzdesi (2000/2001) |
17.4 |
10.6 |
34.0 |
7.16 |
5.83 |
4.36 |
0.11 |
0.06 |
0.07 |
|
Araştırma-geliştirme
harcamalarının Milli gelir içinde yüzdesi (2000/2001) |
2.69 |
2.98 |
1.93 |
2.48 |
1.86 |
2.02 |
0.76 |
0.67 |
0.63 |
|
Yüksek teknoloji iş pozisyonlarının Toplam iş pozisyonlarına oranı
(2000/2001) |
5.3 |
6.3 |
7.6 |
11.2 |
7.1 |
4.4 |
3.4 |
2.2 |
0.6 |
|
Avrupa petentleri (milyon nufus, 2000/2001) |
144 |
135 |
139 |
270 |
113 |
184 |
4 |
6 |
<1 |
|
Amerika patentleri (milyon nüfus, 2000/2001) |
315 |
250 |
74 |
134 |
72 |
94 |
1 |
2 |
<1 |
|
Toplam bilimsel yayın
(milyon nüfus, 2000/2001) |
909 |
629 |
803 |
771 |
1171 |
1095 |
289 |
435 |
109 |
|
Yüksek sayıda sitasyon alan bilimsel
yayın (milyon nüfus, 2000/2001) |
38 |
9 |
19 |
19 |
31 |
39 |
2 |
3 |
<1 |